12 Aralık 2011 Pazartesi
Paslı Bahçe
Büyükçesine, minik dereye dökülen, pek önemsemediği bir bahçesi vardı. Önemsememesini anlayamıyordum. Bahçeyi yer yer paslanmış siyah demir parmaklıklarla çevrelemişti. İçindeki çimlerin bazısı boyumun yarısına geldiği oluyor, yabani otların boyu ise neredeyse omzuma yaklaşıyordu. Bahçenin içerisinde bir kaç pislenmiş şarap şişesi, bir kaç tane de yırtılmış gazete sayfaları vardı. Nehire bakan tarafın sol köşesinde taştan bir merdiven. Taşların kenarları yer yer yosunlu, çatlakları ise minik otlu. Merdivenin önünde, parmaklıklardan büyük bir demir kapı. Ne bir pas, ne bir çizik. Sanki eskiden kalan hatıraları saklıyor gibi. Yine de bilmiyordum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder