Üşüyorum
Merhaba anneciğim,
Bir tek hasta olmadığım kalmıştı, hasta da oldum. Dur dur sakin ol. Şimdi derin bir nefes al ve sakince yazıyı oku.
Havaya terbiyesizlik edip ince giyindim bugün, evet. Çıkmadan önce de duş almıştım sıcacık aslında. Gel gör ki, derse yetişme telaşıyla, rüzgarı sağlı sollu yedim.
Şu anlarda insanın anne ve babasını ne kadar özlediğini bilir misiniz siz? Şuan bu yazıyı yazarken hem üzülüyorum, hem sizin ne kadar önemli olduğunuzu bir kez daha anlıyorum.
O bana zorla içirttiğin şehriye çorbasını ve bana “O bitecek Mete, senin iyiliğin için bunlar!” diye kızmanı özledim anne. Bana “Oo Mete Bey, hasta mı oldunuz?” diye bana kızmanı özledim baba. “Yine mi hasta oldun lan, iyi iyi takılırsın evde” diye benle dalga geçen abimi özledim.
Şimdi ben odamda olsam, yatağımın solundaki kalorifer çalışsa, ben yorgan ve yastıkla oraya yumulsam. Sonra sen her yarım saatte bir terleyip terlemediğime baksan, ateşimi alnıma kondurduğun öpücükle ölçsen, beş dakika sonra elinde tepsiyle bana yemek yedirsen. İlacı içirip, ben sana her zaman ki gibi “Anneeaa” desem, sarılsak yine.
Özledim anne. Burada karnı yarık yapan bir Japon kız yok.
Özledim baba. Burada bana patronluk taslayacak bir Japon kız yok.
Özledim be canım ailem, çok özledim.
ve hayır… ağlamamaya çalışıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder